Çocukluktan itibaren, duygusal ihtiyaçlarımıza nasıl yanıt verildiğine göre bağlanmayı öğreniriz. Eğer bakıcılarımız sürekli yoksa ya da soğuk yanıtlar verdiyse, bu durum yetişkinlikte kaçınan bağlanma tarzı geliştirmemize neden olabilir. Kaçınan bağlanma tarzına sahip insanlarla ilişki kurmak karmaşık bir süreçtir çünkü bu kişiler başkalarına güvenemeyeceklerini ve onlara bağımlı olamayacaklarını düşünürler.

Bu nedenle, genellikle yakınlıktan kaçarlar ve duygusal bağımsızlıklarını korumaya çalışırlar. Aşk ilişkileri olsa da, bu ilişkiler genellikle belirsizlik ve acı veren bir mesafe ile etkilenir. Bu kişiler hissetmiyor değillerdir; yalnızca kendilerine yeterli olmayı ve kimseye bağımlı olmamayı öğrenmişlerdir.

Birine daha yakın olduğunuzda neden uzaklaştığını anlamak zor olabilir. Neden hissettiklerini konuşmaktan kaçınıyorlar? İyi haber şu ki, anlayış, sağlıklı sınırlar ve destek ile daha istikrarlı ve güvenli bir ilişki kurmak mümkündür. İşte bazı ipuçları.

1. Onu Zorlamayın

Bu tür bağlanma tarzına sahip biri, kişisel bilgilerini ve derin düşüncelerini paylaşmaktan kaçınır. Derin sohbetlerden kaçınmak, partneri doğrudan etkileyen bir stratejidir çünkü ilişkiler, samimiyet paylaşıldığında daha mutlu ve tamamlayıcı olur.

Örneğin, kaçınan bağlanma tarzına sahip kişiler, duygularını içeren konuşmalardan uzak dururlar. Bu bağlamda, düşüncelerini veya olayları seçici bir şekilde paylaşmaktan daha rahat hissedebilirler. Personal Relationships dergisine göre, yalnızca olumlu anıları veya olayları paylaşabilirler ve daha olumsuz deneyimlerden bahsetmeyebilirler.

Bu durum hoşunuza gitmese de, partnerinizi kendini ifade etmeye zorlamamak önemlidir. Eğer hissettiklerini veya düşündüklerini ifade etmesi konusunda çok ısrarcı olursanız, daha da kapanabilir veya ilişkiyi sonlandırmak isteyebilir. Zorlamak yerine, ona yargılamadan açılabileceği güvenli bir alan sunun.

Bu konuda anlayışlı olmak önemlidir. Ona şöyle diyebilirsiniz: "Şu anda bunu konuşmak zorunda değilsin ama istersen her zaman buradayım."

2. Destek Olun

Kaçınan bağlanma tarzına sahip kişiler, destek aldıklarında savunmacı bir tutum sergileyebilirler; kimseye ihtiyaçları olmadığını veya her şeyi kendi başlarına yapabileceklerini söyleyebilirler. Ancak bu, terk edilme korkularını yatıştırabilir. Journal of Personality and Social Psychology dergisine göre, duygusal destek aldıklarında kendilerini daha güvende hissederler ve savunmalarını azaltabilirler.

Bu durum, bağımsızlıklarını korumak ve bağımlılıktan kaçınmak için kendilerini koruma çabalarından kaynaklanmaktadır. Dolayısıyla, az destek aldıklarında, partnerlerinin ihtiyaç anında kendilerini hayal kırıklığına uğratacakları fikrini pekiştirmiş olurlar. Duygusal destek vermek ise bu durumu tersine çevirebilir.

Nasıl Yapılır?

  • Onu anladığını ilet.
  • Sevgi dolu ifadeler kullan.
  • Her zaman yanında olabileceğini belirt.
  • İhtiyacı olduğunda kendini ifade edebilmesi için güven ve rahatlık sağla.
  • Bir sorunu olduğunda önerilerde bulun veya olası çözümler sun.

3. Otonomisine Saygı Gösterin

Alan ve otonomi ihtiyacı, sevgi eksikliği anlamına gelmez. Kişinin sizinle bağ kurmasını ve derin duygularını ifade etmesini istemeniz doğal olsa da, zorlamanız durumunda gerginleşecektir. Bu nedenle, fazla baskı yapmaktan kaçının ve onun alanına ve zamanına saygı gösterin.

Uzaklaşmasının sizi üzmesi normaldir ama bunu kişisel olarak almamak önemlidir. Çoğu zaman, uzaklaşma kaygıyla başa çıkmanın bir yoludur. Mevcut olun, ama zorlamayın.

Onun alan ihtiyacını anlamak, bağı güçlendirebilir, zayıflatmaz. Kullanışlı bir ifade: "Bazen alanına ihtiyacın olduğunu anlıyorum. Yanında olmak istersen buradayım."

4. Teşekkür Edin

Şükran duygusunu ifade etmek sadece sizin için değil, partneriniz ve ilişkiniz için de faydalı olabilir. Journal of Personality and Social Psychology dergisinde yapılan bir araştırma, partnerden alınan şükranın, kaçınan bağlanma tarzına sahip kişilerin bağlılık ve bakım hissini artırabileceğini göstermektedir.

Teşekkür etmek için bazen sadece "Bana bu konuda yardım ettiğin için teşekkür ederim, bunu yaptığını biliyorum çünkü benim için önemsiyorsun" demek yeterlidir. Ayrıca, bir ilişkide şükran ifade etmenin başka yolları da vardır:

  • Onun en sevdiği yemeği pişirmek.
  • Bir çikolata, çiçek veya istediğini bildiğin bir nesne hediye etmek veya ona bir mektup yazmak.
  • İstediği bir planı gerçekleştirmek, örneğin en sevdiği filmi izlemek veya bahsettiği bir restorana gitmek.

5. Birlikte Aktiviteler Yapmaya Davet Edin

Kaçınan bağlanma tarzına sahip birine yaklaşmanın ve bağ kurmanın bir yolu, birlikte günlük veya eğlenceli aktiviteler yapmaya teşvik etmektir. Bu sayede, zorlamadan ilgi ve sevgi gösterebilirler.

Kaliteli zaman geçirerek egzersiz yapmak, yoga yapmak veya genel konular hakkında konuşmak, aralarındaki bağı güçlendirebilir. Bu tür anlar, kişinin kendini daha fazla ifade etmesine ve zamanla kaçınmayı azaltmasına yardımcı olabilir.

6. Onunla Farkındalık Pratiği Yapın

Farkındalık, mevcut anı tamamen yaşamak ve bu anın bilincinde olmaktır. Bu yetenek, ilişkilerde açık ve duyarlı bir bilinç geliştirmek için kullanılabilir. Farkındalık, bağlanma kaygısını azaltabilir çünkü empati ve duygusal düzenleme sağlar. Ayrıca, bu tür bir bağlanma tarzına sahip birinin ilişkilerinde daha fazla yer almasını ve samimiyet yaşamasını destekleyebilir.

Ancak, güvensiz bağlanma tarzına sahip bir kişi farkındalık pratiği yaparsa, bu onun güvensizliğini azaltmayabilir. Bununla birlikte, eğer partner farkındalık pratiği yapıyorsa, bu diğerinin kaçınmasını azaltabilir. İşte bunu yapmanın bazı yolları:

  • Partnerinizin duygularını yargılamadan kabul edin.
  • Davranışlarınıza ve düşüncelerinize odaklanın, böylece dürtüsel hareket etmezsiniz.
  • Aktif dinleme pratiği yapın; onun söylemek istediklerini dinleyin, eleştirmeden veya kesmeden.

7. Sözsüz İletişim Kullanın

Kelime kullanmaktan ziyade, kaçınan bağlanma tarzına sahip birine yaklaşmak ve değerli hissettirmek için sözsüz iletişimi kullanın. Genel olarak, bu kişiler jestlerle kelimelerden daha fazla rahat hissederler. Bu nedenle, savunmalarını azaltabilir ve partnerleriyle daha fazla bağ kurabilirler, bu da uzun vadede kaçınmayı azaltabilir. İşte bazı fikirler:

  • Partnerinize nazikçe dokunun.
  • Onunla konuşurken gülümseyin ve göz teması kurun.
  • Konuşurken bedeninizi ona doğru eğin.
  • Konuşmaya katılmaya çalışın ve bir şeyle hemfikir olduğunuzda başınızı sallayın.

8. Sınırlarını ve İhtiyaçlarını Konuşun

Partnerinizin daha fazlasını anlatmasını istemek doğaldır. Ancak bu, onu rahatsızlık veya korku nedeniyle izole olmasına neden olabilir. Bu nedenle, konuşmak ve sınırlar koymak, daha güvende ve rahat hissetmek için önemlidir.

Ayrıca, onları güvensiz hissettiren şeyleri iletmek de önemlidir. Bu, yanlış anlamaları önleyebilir ve ilişkiyi gereksiz taleplerden koruyabilir. Güvenli bir bağlanma tarzına geçmek için duygularına yaklaşmak gerekse de, ona yardım edebileceğinizi bilmelisiniz; ancak bu görevi onun yerine yapamazsınız.

Kaçınan Bağlanma Tarzına Sahip Bir Partnerle İlişkinizde Kaçınmanız Gereken Hatalar

Duygusal yakınlıktan kaçınan biriyle ilişki kurarken, karşıt etkiler yaratan tutumlara düşmek kolaydır. En yaygın hatalardan biri, kişiyi açılmaya zorlamaktır. Bu tür bir bağlanma tarzı koruma mekanizması olarak ortaya çıkar ve yalnızca kişi bu konuda çalışmaya istekli olduğunda değişebilir.

Saygı ve sabırla desteklemek, ısrar etmekten çok daha etkili olabilir.

Ayrıca, uzaklaşmayı bir saldırı olarak almamak önemlidir. Ne kadar acı verse de, kapanma eğilimi sevgi eksikliği değil, bir tür kendini koruma biçimidir. Bu nedenle, daha fazla bağ kurma talep etmek, korkularını pekiştirebilir ve ters etki yaratabilir.

Ve kendi sınırlarınızı koymayı unutmayın. İlişkiyi sürdürmek isterken, kendi ihtiyaçlarınızı göz ardı etmeyin. Kendi iyiliğinizi korumanız, özsaygınızı sürdürmeniz ve destek istemeniz gerektiğinde bunu bilmeniz önemlidir. Kaçınan bağlanma tarzına sahip birine aşık olmak, kendinizi unutmak anlamına gelmez.

Bazen Profesyonel Yardım Almak Gerekebilir

Bazen, ne kadar anlayışlı ve sabırlı olsanız da, ilişki yorucu hale gelebilir. Yaklaşmaya çalışırken kaybolduğunuzu hissediyorsanız, belki de yardım istemenin zamanı gelmiştir.

Kaçınan bağlanma tarzına sahip kişiler, başkalarıyla bağlantı kurmada zorluk çektiklerinin farkında olduklarından, tutumlarını değiştirmeye istekli olabilirler. Otonomilerini kaybetme korkusu ve savunmasız hissetme durumları olsa da, terapi ile bağlanma tarzlarını çalışabilirler ve seanslar ilerledikçe kendilerini daha güvende hissedebilirler.

Son olarak, çift terapisine gitmek de iyi bir seçenektir. Bağlanma teorisi konusunda deneyimli bir terapist arayın; bu, duygusal kaçınma kalıplarını dönüştürebilir. Doğru yaklaşım ile çiftler arasındaki iletişimin iyileşmesi ve dolayısıyla ilişkilerinin güçlenmesi mümkündür. Değişim mümkündür, ancak istek ve kişisel çalışma gerektirir.