Hepimiz o rahatsız edici sahneyi yaşadık: önemli bir fikir paylaşıyorsunuz ve cümlenizi tamamlamadan bazı insanlar sizi kesiyor. Bu durum kaba, sinir bozucu ve hatta saygısız hissettirebilir. Ancak, tüm kesmeler kötü niyetten kaynaklanmaz. Çoğu zaman, bunu yapanlar bile farkında değildir.
Bu davranışın arkasındaki nedenleri anlamak, başkalarını daha iyi yorumlamamıza ve kendi iletişim şeklimizi sorgulamamıza yardımcı olur. Peki, bu davranışın sebepleri nelerdir? İşte size açıklıyoruz.
İmpulsivite ve Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB)
En yaygın nedenlerden biri, dürtüleri kontrol etme zorluğudur. Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) olan kişilerde, kesme durumu bir belirti olarak ortaya çıkar: gereksiz uyarıcıları filtrelemek ve uzun süre dikkatini sürdürmekte zorlanırlar. Bu nedenle, fikirler aniden ortaya çıkar ve kişi bunları unutmadan ifade etme aciliyeti hisseder.
Aktif Dinleme Eksikliği
Aktif dinleme, diğerinin söylediklerine tam dikkat vermek ve yanıt vermeye önceden geçmemek anlamına gelir. Birisi sürekli kesiyorsa, çoğu zaman, odak noktası kendi söylemek istediklerinde ve diğerinin ilettiklerinde değildir. Bu, ilgisizlik anlamına gelmeyebilir, ancak başkalarının sözlerine alan açma ve onaylama zorluğunu yansıtır.
Dikkat veya Kontrol İhtiyacı
Bazı insanlar için kesmek, sohbetin başrolü olmanın bir yoludur. Bu, bilinçaltında tanınma, onay veya güç arayışı olabilir. Diğer durumlarda, özellikle iş ortamlarında, etkileşimi kendi hedeflerine yönlendirmek için bir kontrol alma biçimidir.
Kaygı ve Aşırı Heyecan
Kesme davranışında bulunan kişi, çok beklerse fikrini unutma korkusu taşıyabilir ya da sessiz kalmasını engelleyen sinirler hissedebilir. Öte yandan, bazı kesmeler gerçek bir heyecan nedeniyle gerçekleşir: kişi, konu hakkında o kadar heyecanlanır ki diğerinin bitmesini bekleyemez.
Dışa Dönüklük
Dışa dönük kişiler, fikirleri yüksek sesle işleme eğilimindedir ve sohbeti dinamik bir şekilde ilerletmek isterler, bu da onları kesmeye yönlendirebilir. Aksine, içe dönük kişiler genellikle sakin bir şekilde dinler ve konuşmak için sıralarını beklerler. Bu farklılıkları anlamak, başkalarının davranışlarını daha az yargılayıcı bir şekilde yorumlamamıza yardımcı olabilir.
Sosyal, Kimlik, Kültürel ve Ailevi Faktörler
Cinsiyet, kültür, eğitim ve aile ortamı, konuşma şeklimizi etkiler. Bazı evlerde, diğerlerinin üzerine konuşmak normaldir ve aktif katılım olarak algılanır; bu tür ortamlarda büyümek, gelecekte bu davranışı tekrarlamayı mümkün kılabilir.
Öte yandan, bazı kültürlerde, birden fazla kişi aynı anda konuşarak heyecanlarını gösterir. Ayrıca, araştırmalar, profesyonel ortamlarda kadınların daha sık kesildiğini gösteriyor; bu, daha çok güç dinamiklerini yansıtır, kadınları susturma niyeti değil.
Bir Journal of Language and Social Psychology yayınında, üç dakikalık bir konuşma sırasında erkeklerin kadınları 2,1 kez kestiği belirtiliyor. Aynı süre içinde erkeklerle konuşurken ise sadece 1,8 kez kesiyorlar. Öte yandan, çalışmadaki kadınlar ortalama olarak, erkekleri yalnızca bir kez kesiyor.
Kendinizi Farkında Olmadan Kesip Kesmediğinizi Nasıl Belirlersiniz?
Bu alışkanlığı tanımak, onu değiştirmek için ilk adımdır. Açık bir işaret, başkalarının sizinle konuşurken cümlelerini tamamlayamaması veya sık sık “bırak beni bitireyim” demesidir. Ayrıca, konuşmanın sizin söyledikleriniz etrafında döndüğünü fark edebilirsiniz, bu durumu planlamasanız bile.
Güvendiğiniz birinden geri bildirim istemek veya bir toplantıyı kaydetmek, iletişim tarzınız hakkında ipuçları verebilir. Hatta, hangi durumlarda daha fazla kesme yaptığınızı zihninizde takip etmek — kaygılı, heyecanlı veya iş toplantılarında — tetikleyicilerinizi anlamanıza ve bunları daha bilinçli bir şekilde yönetmenize yardımcı olacaktır.
İletişimi Geliştirmek İçin Öneriler
Kesme eğilimini fark ettikten sonra, önemli olan yeni etkileşim biçimlerini eğitmektir. Aşağıdaki öneriler faydalıdır:
- Anladığınızı yeniden ifade edin: kendi kelimelerinizle özetlemek, diğer kişiyi onaylar.
- Bilinçli duraklamalar yapın: yanıt vermeden önce, yeni duyduğunuz şey üzerinde düşünmek için birkaç saniye ayırın.
- Aktif dinlemeyi geliştirin: göz teması kurun ve konuşma arkadaşınız bitmeden önce fikrinizi belirtmeyin.
- Katkılarınızda kesin olun: “konuşabilir miyim?” yerine, “sonra bu konu hakkında bir şey eklemek isterim” gibi ifadeleri deneyin.
Gerçekten dinlemek, bir saygı ve bağlantı eylemidir. Kesmemeyi eğiterek, iletişimimizi ve en önemli bağlarımızı geliştiriyoruz. Sabırla dinlemek, diğer kişinin değerli hissetmesini sağlayan bir alan açar ve bu jest, bir ilişkiyi tamamen dönüştürebilir.