Pek çok şey gibi, yürüyüş şeklimiz de oldukça yaygın ve aynı zamanda göz ardı edilen bir durumdur. Bazen hızla ilerleriz, neredeyse farkında bile olmadan; diğer zamanlarda ise, sanki dünyanın ağırlığını taşıyormuşuz gibi, yavaş bir tempoda yürürüz. Peki, bu sonuncusu neden olur? Yavaş yürümek ne anlama gelir?
Araştırmalar, adım hızının kişilik, duygular veya hatta fiziksel durumun bir göstergesi olduğunu doğrulamaktadır. Aşağıda, bu hareketin nasıl yorumlanabileceğini ve kişiliğimiz hakkında neyi ortaya koyduğunu keşfedeceğiz; bu yorumların doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi oluşturmadığını belirtmekte fayda var.
Yavaş yürümek kendimizin bir yansıması olabilir
Yavaş yürümek bilinçli bir seçim olabilir, ancak GeroScience dergisinde yayımlanan bir çalışma, kişilik özelliklerinin yürüyüş hızı ile ilişkili olabileceğini öne sürmektedir. Örneğin, yüksek nevrotiklik ve içe dönüklük düzeyine sahip yaşlı bireyler yavaş yürümektedir, çünkü sürekli endişeli hissettiklerinde hızlı hareket etme enerjilerini kaybedebilirler.
Öte yandan, popüler psikolojiye göre, daha dışa dönük, açık ve sorumlu kişiler daha hızlı yürürler çünkü daha fazla enerjiye sahiptirler.
Diğer bir araştırma olan The Journals of Gerontology: Series B, düzenli, disiplinli ve proaktif olmanın daha hızlı bir yürüyüş ile ilişkili olduğunu bulmuştur. Bu, hızlı yürüyen kişilerin daha aktif ve sağlıklı olabileceğini, çünkü zamanla hızlarını kaybetmediklerini gösterebilir. Hatta, daha rekabetçi, sabırsız ve hırslı kişilerin, rahat olanlardan daha hızlı yürüdüğüne dair kanıtlar bulunmaktadır.
Vücudun ritmi duyguların yankısıdır
Psikolojik açıdan, yavaş yürümek aynı zamanda üzüntü veya melankoli ile ilişkilidir. Aşırı durumlarda ise depresyon ile bağlantılıdır. Bunun nedeni, bedenin hareketle zihnin yaşadıklarını ifade etmesidir.
Bu davranış biçimi her zaman zayıflığın bir göstergesi değildir. Bazı terapiler ve sanatsal hareketler, bunu bir farkındalık egzersizi olarak kullanmaktadır: yavaş yürümek, mevcut anı yaşamaya ve kendimizle yeniden bağlantı kurmaya bir davettir.
Yavaş yürümek hastalık veya işlevsel bozulma göstergesi olabilir
Yaşlı bireylerde, yavaş yürümek genellikle kas kütlesinin kaybı ve sinir sistemi değişiklikleri ile ilişkilidir. Bu durum, yaşam kalitesinin düşmesi, bağımsızlığın kaybı ve düşme riskinin artması ile bağlantılıdır. Ayrıca, yaşlılıkta yavaşlık, bireyin kendi yeteneklerine olan güven eksikliğinden veya sosyal izolasyondan kaynaklanabilir; bu da ruh halinin dünyayı ve kendimizi nasıl gördüğümüzü etkilediğini hatırlatır.
Şimdi, genç ve sağlıklı bireylerde ise, bu belki de bilişsel taleplerin artmasından kaynaklanmaktadır: dengeyi korumak, uyarıcılara tepki vermek ve duruşu düzeltmek, ritim dışı yürümek durumunda daha zor hale gelir; bu da zihinsel aşırı yüklenme veya bilişsel yorgunluğun bir işareti olabilir. Bu yaklaşım hâlâ araştırılmaktadır, çünkü tek başına klinik bir faktör olarak değerlendirilmemektedir.
Sonuç olarak, yavaş yürümek her zaman tembellik veya zayıflık anlamına gelmez. Aynı zamanda sakinlik, içe dönme veya hatta depresyonun bir işareti olabilir. Bu yüzden birini yargılamadan önce, onun neler yaşıyor olabileceğini düşünmekte fayda var. Arka planda ne olduğunu anladığımızda, daha anlayışlı oluruz.
Yorumlar
(0 Yorum)