Çocuğunuzun çantasını tekrar kontrol ederken, ödevini yapıp yapmadığını denetlerken ya da kendi başına yapmadan önce bir sorunu çözmeye çalışırken hiç kendinizi yakaladınız mı? Tüm ebeveynler çocuklarının güvende, mutlu ve yetenekli olmasını ister. Ancak bazen istemeden, koruma ile aşırı koruma arasındaki farkı ayırt edemeyiz ve bu durum, çocukların gelişimini desteklemek yerine engelleyebilir.
Aşırı kontrol, sevgiyle yapılsa bile, çocukların duygusal sağlığını olumsuz etkiler ve bağımsızlıklarını zorlaştırır.
Bakım nerede biter, aşırı koruma nerede başlar?
Koruma, çocuklara zorluklarla başa çıkmaları için rehberlik ve araçlar sunmaktır. Aşırı koruma ise korkudan kaynaklanır ve her türlü rahatsızlıktan kaçınma ihtiyacıdır. Sağlıklı bir ebeveynlik, çocukların hata yapmalarına, yaşlarına uygun risklerle karşılaşmalarına ve deneyimlerinden öğrenmelerine olanak tanır.
Son araştırmalar, aşırı korumanın kaygı, düşük özsaygı ve bağımsız problem çözme zorlukları gibi bozukluklarla bağlantılı olduğunu göstermektedir. Gerçekten de, Progres Pendidikan dergisinde yayımlanan bir çalışma, aşırı kontrol altında yetiştirilen çocukların %61,9'unun sosyal ve duygusal becerilerinde eksiklikler gösterdiğini ortaya koymuştur.
Koruma, en iyi anlamıyla çocukların güçlenmesine yardımcı olur. Ancak sınırı aşarsak, onlara şu mesajı iletmiş oluruz: "Bununla başa çıkabileceğine güvenmiyorum." Ve zamanla bu, duygusal gelişimlerini kısıtlar.
Farkında olmadan mı aşırı kontrol ediyorsunuz?
Pek çok ebeveyn, çocuklarının bağımsızlığını sınırladıklarının farkında olmadan kontrol edici davranışlar sergiler. Bunlar, sorumluluk, koruma veya bakım ile karıştırıldığı için genellikle gözden kaçan tutumlardır:
- Tüm riskleri önlemek: çocuğunuzun keşfetmesini, hata yapmasını veya yeni durumlarla karşılaşmasını engellemek, onun inisiyatifini ve kendi başına çözme yeteneğini kısıtlar.
- Her detayı denetlemek: sürekli olarak çocuğunuz adına karar almak veya en küçük hatalarını düzeltmek, onun kendi yargısını geliştirmesine engel olur. Uzun vadede, bu güvensizlik ve hata yapma korkusu yaratabilir.
- Zamanında müdahale etmek: onun sorunlarını çözmeden önce denemesi için fırsat vermek, onun yeterli olmadığı mesajını iletir. Önemli olan, hayal kırıklığını önlemek değil, onu kendi araçlarıyla bu durumu aşmasına yardımcı olmaktır.
Yayımlanan bir araştırma Jurnal BELAINDIKA, aşırı koruyucu ebeveynlere sahip çocukların genellikle izole olduklarını, yeni ortamlara uyum sağlamakta zorluk çektiklerini ve grup içinde duygusal ifadelerinin sınırlı olduğunu göstermiştir. Ayrıca, kronik sağlık durumlarında bu tür bir ebeveynlik, davranış ve duygusal düzenleme sorunlarını artırmaktadır.
Aşırı kontrolün duygusal etkisi
Aşırı kontrol, kaygı ve depresyon belirtileri ile ilişkilidir. Pek çok çocuk, dünyanın düşmanca olduğuna inanarak büyür ve bununla başa çıkmayı öğrenemez. Jurnal Pendidikan Dan Sosial Humaniora dergisinde yapılan bir incelemeye göre, aşırı korunan çocuklar genellikle kırılgan bir öz algıya, duygularını yönetmekte zorluk çekmeye ve eylemlerinin sorumluluğunu üstlenme sorunlarına sahiptir. Bu kalıplar ergenlik döneminde devam edebilir ve kimlik oluşumlarını ve sosyal yaşamlarını etkileyebilir.
Ayrıca, aşırı korumanın davranışsal özerkliği zayıflattığı ve bu durumun saldırganlık veya itaatsizlik gibi sorunlu davranışlara yol açabileceği kanıtlanmıştır.
İstila etmeden desteklemek: Nasıl başarılır?
Dengeli bir şekilde eğitmek, çocuğun desteklendiğini hissettiği ama aynı zamanda denemek, hata yapmak ve öğrenmek için özgür olduğu o orta noktayı bulmaktır. Bilinçli bir şekilde desteklemek, var olmak ama onun sesini veya inisiyatifini iptal etmemek anlamına gelir. Bu stratejiler, çocuğunuzla daha sağlıklı ve bağımsız bir ilişki geliştirmenize yardımcı olabilir:
- Yaşına uygun özgürlük sunun: çocuğunuzun yaşına uygun küçük zorluklarla karşılaşmasına izin verin. Günlük zorluklar, onun kendi yargısını ve güvenini güçlendirmesine yardımcı olur.
- Karar vermesini teşvik edin: seçim yapmak, sonuçları üstlenmek, sonuçlardan öğrenmek ve özerkliği geliştirmek anlamına gelir. Ona çözümler dayatmak yerine düşünmesini teşvik eden sorularla rehberlik edin.
- Hatalara öğrenmenin bir parçası olarak izin verin: çocuğunuz hata yaptığında, hemen düzeltme ya da onun yerine yapma dürtüsüne karşı koyun. Ona bu deneyimden ne öğrendiğini ve bir sonraki sefer neyi farklı yapacağını sorun.
- Kendi kaygınızı sorgulayın: bazen müdahale isteği, çocuğun gerçek ihtiyacından çok, yetişkinin korkusundan kaynaklanır. Duygunuzu tanımak sizi daha az anne veya baba yapmaz. Aksine, daha bilinçli bir şekilde destekleme fırsatı verir.
Bir çocuğu yetiştirmek, ona özgüvenle kendi adımlarını atmayı öğretmektir. Böylece, gerçek büyüme, onlara keşfetmeleri, hata yapmaları ve öğrenmeleri için alan verdiğimizde gerçekleşir. Koruma ile aşırı koruma arasındaki farkı bilmek, kontrolü güvenle değiştirmek, onlara dünyayla yüzleşmeleri için araçlar sunmaktır. Kendinize sık sık sorun: Çocuklarımı hayata mı hazırlıyorum yoksa onlardan koruyor muyum?