Başkalarıyla etkileşimde bulunma korkusu nedeniyle fırsatları reddettiğin oldu mu? Toplantılardan, mülakatlardan veya sosyal etkinliklerden yargılanma korkusuyla kaçındın mı? Hepimiz bazı sosyal durumlarda ellerimizin terlediğini ya da kalbimizin hızlandığını hissetmişizdir. Ancak, sosyal anksiyete yaşayan kişiler bu belirtileri yoğun ve sürekli bir şekilde yaşarlar.

Bu durum, sosyal fobi olarak da bilinir ve başkaları tarafından gözlemlenme ve yargılanma korkusudur. Bazıları bunu belirli durumlarda, örneğin topluluk önünde konuşurken yaşarken; diğerleri ise neredeyse her sosyal etkileşimde rahatsızlık hisseder.

Bu durum, sürekli olarak başkalarıyla olan etkileşimlerden kaçınmaya yol açar. Sonuç olarak, iş, eğitim, ilişkiler ve günlük yaşam etkilenebilir. Bunu nasıl tanıyacağınızı merak ediyorsanız, işte bunu belirlemenize yardımcı olacak 10 işaret.

1. Sürekli anksiyete hissediyorsun

Bu durumun karakteristik belirtisi, her türlü sosyal durumda sürekli bir huzursuzluk hissetmektir. Bunun nedeni, etkilenen kişinin genellikle olumsuz bir şekilde değerlendirileceğini veya yargılanacağını düşünmesidir. Çoğu zaman, bu, başkalarıyla etkileşimde bulunması gereken bir durumu düşündüğünde ortaya çıkan önceden duyulan bir kaygıdır.

Bu anksiyetenin mantıksız veya aşırı olduğunu bilse bile, bu his kaybolmaz. Aksine, yaşam temposunu bozacak şekilde yoğunlaşabilir ve iş performansını, romantik ilişkileri, arkadaşlıkları veya hatta aile ortamını etkileyebilir.

2. Belirgin fiziksel belirtiler yaşıyorsun

Sosyal etkileşim anlarında belirgin hale gelen fiziksel anksiyete belirtileri de vardır. Bu belirtiler yalnızca bu fobiye özgü olmasa da, sosyal ortamlarda sıkça yaşıyorsanız dikkate alabilirsiniz.

Bu tür anksiyetenin bir özelliği, fiziksel belirtilerin, ilgili durumdan sonra bir süre devam edebilmesidir. En yaygın belirtiler şunlardır:

  • Baş dönmesi veya mide bulantısı
  • Titreme
  • Terleme
  • Baş ağrısı
  • Yüzde kızarma
  • Kısa süreli panik ataklar
  • Hızlı kalp atışı veya çarpıntı
  • Ağız ve boğazda kuruluk
  • Nefes alma ve yutma güçlüğü
  • Kas spazmları, özellikle yüz ve boyun bölgesinde

3. Sürekli yargılanma korkusu hissediyorsun

Sosyal anksiyete yaşayan kişiler, diğerleri için korkutucu olmayan durumlarda bile korku hissedebilirler. Bu, bir sohbet sürdürmek, telefonla konuşmak veya bir restoranda yemek siparişi vermek gibi durumlarda ortaya çıkabilir. Bu nedenle, şeylerin tadını çıkaramaz veya onları kolayca yapamazlar.

Bu hislerin kökeni, başkalarının dikkatinin üzerinde olduğu inancıyla ilgilidir ve başkaları tarafından yargılanma veya değerlendirilme korkusu taşırlar. Sinirlerini yansıtma, kızarma veya belirli durumlarda ne söyleyeceğini bilememe korkusu vardır. Hatta başkalarının önünde yemek yemekten korkabilirler.

Birçok insan bu durumların bazılarından korkar, bu her zaman sosyal fobi yaşadıkları anlamına gelmez. Bu nedenle, bir psikolog veya ruh sağlığı profesyonelinden tanı almak önemlidir.

4. Yüz yüze etkileşimlerden kaçınıyorsun

Açık bir işaret, mümkün olan tüm sosyal buluşmalardan kaçınmaktır. Sosyal korkusu yoğun olan bir kişi, sosyalize etme isteği duymaz, yeni insanlarla tanışmak istemez ve romantik ilişkileri çok azdır veya hiç yoktur. Bu kaçınma, yalnız veya utanç verici hissetmelerine neden olur.

Sıklıkla, sosyal medya veya mesajlaşma yoluyla iletişim kurmayı tercih ederler, yüz yüze etkileşim yerine. Yine de, video görüşmeleri yaparken bile kaygı yaşayabilirler, çünkü bu gözlemlenme veya yargılanma anlamına gelir. Sanal veya fiziksel bir buluşmaya katıldıklarında, aşırı bir huzursuzlukla bunu desteklerler.

Her neyse, bazı toplantıları veya yüz yüze etkileşimleri tercih etmemek, sosyal anksiyete yaşadığınız anlamına gelmez. Son karar profesyonelin elindedir.

5. Günlük yaşamı etkileyen aşırı utangaçlık yaşıyorsun

Utangaçlık, sosyal fobi yaşayan kişilerde yaygındır, ancak aynı şey değildir. Utangaç bir kişi sosyal ortamlarda rahatsız hissedebilir, ancak yine de sosyal etkileşimde bulunur. Sosyal fobide, korku o kadar yoğun ki bu durumları tamamen kaçınmaya neden olur. Fark, rahatsızlık ve günlük yaşamda müdahale derecesindedir.

Göz teması kurmak, tanımadıklarla konuşmak veya sohbetlere katılmak gibi eylemler bir zorluk haline gelir. Küçük düşme korkusu o kadar büyüktür ki kişi sadece durumları değil, değerli fırsatları da kaçırır ve arkadaş edinmekte zorlanır.

6. Kendini sakinleştirmek için alkol veya uyuşturucuya başvuruyorsun

Alkol veya uyuşturucu kullanımı, sosyal anksiyeti olan bazı kişilerde kaygıyı hafifletme aracı olarak görülmektedir. Bunun nedeni, Anksiyete Tıbbi Araştırmalar Merkezi'nin belirttiği gibi, bu maddelerin geçici bir serbestlik veya sakinlik hissi yaratmasıdır.

Bu sayede, çoğu zaman bunaltıcı buldukları durumlarla başa çıkmayı başarırlar. Çünkü geçici olarak, yargılanma veya reddedilme korkusu azalır ve bu da rahatsızlığı azaltır. Ancak sorun, bunun uzun vadeli bir çözüm olmaması, rahatsızlığı derinlemesine ele almaması ve hem zihinsel hem de fiziksel sağlığı etkileyebilmesidir.

7. Zihinsel veya fiziksel blokajlar yaşıyorsun

Bazı durumlarda, örneğin topluluk önünde konuşurken, bu sorun konuşma zorluğu (kekeleme gibi), konuşma metnini unutma veya fiziksel olarak hareketsiz kalma (sanki felç olmuş gibi) gibi zorluklar yaratabilir. Bu blokajlar, kişinin gözlemlendiğini ve yargılandığını hissettiğinde ortaya çıkar.

Ancak, bu belirtiyi yaşamaya neden olabilecek başka durumlar da vardır; bunlar arasında öz güven eksikliği veya geçmişte travmatik olaylar yaşamak yer alabilir.

8. Kalabalık yerlerden kaçınıyorsun

Kalabalık yerler, örneğin bir alışveriş merkezi, restoran veya parti gibi, sosyal fobi yaşayan kişiler için dostça olmayan alanlardır. Dikkat çekme korkusu veya utanç verici bir şeyin olmasından dolayı genellikle kaçınılır.

Bu nedenle, bazıları genellikle mekanın çevresinde veya girişinde dolaşır, içeri girmekte zorlanır. Eğer bu korkuyu yenebilirlerse, muhtemelen tüm bakışların üzerlerinde olduğunu hissederler veya deneyim büyük bir gerginlik ve rahatsızlıkla dolu olur.

9. Kendinle ilgili olumsuz düşüncelere sahipsin

Başka bir yaygın belirti, sosyal fobiye özgü olmasa da, kendini yetersiz hissetmektir. Örneğin, kendinize "sıkıcıyım" veya "birisi beni tanırsa, ne kadar yetersiz olduğumu görecek" diyebilirsiniz.

Bu düşünceler, sosyal ortamlara uygun olmadığınız fikrini pekiştirir. O kadar ki, kişi bunların doğru olduğuna inanmaya başlar ve diğerlerinin onu bu şekilde algıladığını düşünür. Bu şekilde, özsaygı azalır ve depresyon teşvik edilir, bu da sorunu daha da zor hale getirir.

10. Değerli deneyimlerden vazgeçiyorsun

Maruz kalma veya rahatsızlık hissi, değerli anlara veya anlamlı deneyimlere katılma arzusunun önüne geçer; bu, toplantılar, sunumlar, kutlamalar, çocukları okula götürme veya sevdiklerinizle anlar paylaşma gibi durumları içerir. Bu durum sürekli hale gelirse, ailevi, duygusal ve sosyal ilişkileri etkileyebilir.

Sosyal anksiyete ile normal heyecan arasındaki fark nedir?

Heyecan, stres karşısında normal bir tepki olup, tehlikeden kurtulmaya yardımcı olur veya vücuda ne zaman harekete geçmesi gerektiğini bildirir. Bir sunum yaparken, tanımadıklarınla dolu bir odada yürürken, bir sınav verirken, bir konferans verirken veya maaş artışı talep ederken kaygı hissetmek normaldir. Bunun olması, bir sorun olduğu anlamına gelmez.

Ancak, belirtiler sürekli, aşırı, kontrol edilemez ve günlük aktiviteleri etkiliyorsa, bu basit bir utangaçlık veya ara sıra yaşanan heyecandan daha fazlası olabilir. Uyarıcı olabilecek bazı durumlar şunlardır:

  • Topluluk önünde konuşmayı gerektiren bir iş teklifini reddetmek.
  • Partilerden erken ayrılmak veya katılmaktan kaçınmak.
  • Tanıdıklarınla plan yapmaktan kaçınmak, utanç duymaktan korktuğun için.

Kaygı klinik bir eşiği geçtiğinde, en iyisi psikolojik destek aramaktır. Profesyonel, durumu değerlendirmekle birlikte, bununla başa çıkmak için etkili stratejiler konusunda rehberlik edebilir ve günlük yaşamınızı etkilememesi için yardımcı olabilir.

Sosyal anksiyete değişebilir

Bazı kişilerde, bu tür anksiyete yaşla birlikte azalabilir, ancak diğer durumlarda, okul, iş görüşmeleri veya anlamlı bağlar kurmayı zorlaştırarak kişisel ve ekonomik gelişim için bir engel haline gelir.

Ancak, doğru rehberlik ve sürekli çaba ile birçok kişi güvenlerini geri kazanmayı ve bunu aşmayı başarır. Böylece, daha önce kaygı yaratan ilişkilerin ve durumların tadını çıkarabilirler.

Eğer bu belirtilerden birkaçında kendini tanıyorsan, bir ruh sağlığı profesyoneliyle konuşmak, hissettiğin şeyleri daha iyi anlamana yardımcı olabilir. Bu, kendini etiketlemek değil, daha sakin bir yaşam sürmek ve seni bunaltan duyguları geride bırakmak için destek almaktır.